22 Ekim 2017 Pazar

Baskı Yapan Amire Dava Açılabilir mi?

Baskı yapan müdürlere dava açılabilir mi?, çalışan hakları, hakaret eden müdüre dava açmak, baskı yapan amire dava açılabilir mi?

patrona dava acılabilir mi?

İş yerinde psikolojik baskı uygulayan yöneticilere karşı yargı yolu açık.. !
Son dönemlerin gözde kelimlerinden biri olan “mobbing” kelimesi psikolojik baskı yapılması anlamına geliyor..
Geçen günlerde yaşanan bir olaya karşı açılan davada Ankara İstinaf Mahkemesinin verdiği kararı yorumlayan hukukçular memurların da baskı uygulayan amirlerine karşı kusur gerekçesiyle dava açabileceklerini söylediler.
Olay şöyle gerçekleşti;
Üstünün yapmış olduğu psikolojik baskı sonucu işinden ayrılan bir kişi olayı mahkemeye taşıdı ve yöneticisine 40 bin TL lik manevi tazminat davası açtı, yerel mahkeme bu konuda kişilere dava açamayacağı gerekçesiyle davayı reddetti, yerel mahkemenin reddine karşılık olarak dava bir üst mahkemeye taşındı, yetkili üst mahkeme yerel mahkemenin verdiği kararı bozarak manevi tazminat açılmasına olanak sağladı,
Önceden psikolojik baskı nedeni ile üstlerine dava açılamıyordu sadece kuruma karşı dava açılabiliyordu fakat bu son olay ile birlikte artık Mobbing (psikolojik baskıya) uğrayan bireyler direk olarak kişilere dava açabilecek ve eğer haklı bulunursa ödenecek olan tazminatı kurum değil kişi ödeyecek.. Bu sadece özel kurumlarda değil devlet kurumlarında da geçerli olacak, memur Mobbinge uğrarsa amirine kişisel kusur gerekçesi ile tazminat davası açabilecek..

2 Ekim 2017 Pazartesi

Türkiye Nereye Gidiyor?

Türkiye nereye gidiyor?, İnsanlar neden bu kadar değişti?


İnsanlar hatalarını basite indirgemeyi ne kadar seviyorlar.. Dünyamız o kadar çok değişti ki, o kadar çok deforme edildi ki eskiden büyük ve affı olmayan bir yanlış veya hata günümüz zamanında pişkin pişkin söylenebilecek hatta yanlış bile sayılmayacak hale geldi, insanlar o kadar çok benliğinden uzaklaştı ki artık insanın anlamını sadece nefes alıp veren ve para kazanan bir yaşayan organizma olduğunu sanıyorlar, ama insan demek bu değil, insan düşünür, insan sorgular, insan neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilir, doğru olanı yapmaya çalışır. Günümüz de dünya o kadar çok politika ile ilgili ki, kafaları bulandırmaya, insanları sadece taraf duygusuyla bir birine kırıp onları yönetmeye çalışılıyor. Elbette politika olacak, elbette siyaset olacak ama bu dünyanın veya Türkiye'nin TÜM gündemi olmayacak. Sabah kalkıyor o politikacı bunu yaptı akşam yatıyoruz o buna böyle dedi sabah kalk aynısı akşam yat aynısı, neden bir günde Türkiye şunu başardı ! Dünyada bir ilk gibisinden haberler göremiyoruz? Neden bizim ülkemizin güçlü beyinleri hayatlarını kurtarmak için yurt dışına gitmek zorunda kalıyorlar? Neden kaliteli eğitim görmüş diyince yurt dışında okumuşlar akıllara geliyor? Yurt dışında okumaya karşı değilim ama neden vatanımızda yok? İnsan mı eksik? Zeka mı eksik? Hayır hepsi fazlasıyla var ama neden? Birileri mi engelliyor bizi? Başarılı olmamızı? Madem engelliyorlar neden bir çözüm bulmak yerine "o parti bunu yaptı bu parti bunu yaptı, o takım yenildi bu gol attı" sözleri gündemden düşmüyor... Yahu kardeşim aklını peynirle mi yedin? Tüm gün futbol konuşsan sana ne yararı var? Futbol için tartıştığında kavga etsen ne olacak eline ne geçecek? Beyinlerimiz o kadar çok uyuşmuş ki taraftar diye bir kavram çıkarmışlar bizleri uyutmak gündemde önemli bir konu olunca değiştirmek için her şeyi unutuyoruz biranda ! Terör saldırısı askerlerimiz şehit oldu diyoruz 30 saniye haber geçiyor ardından bir derbi maçını yayınlıyorlar tüm Türkiye derbiyi düşünüyor, derbi hakkında tartışıyor ! Bu kadar cehalet olmaz, olmamalı. Tutturmuşlar dillerde destan şekilde dolaşan Türkiye güçlüdür ! Türkiye'nin iman gücü var ! Türkiye yenilmez ! Güzel abim, kardeşim güzel diyorsun da o işler öyle olmuyor maslesef, hava savunma teknolojileri dışarıdan, uçaklar dışarıdan, internet alt yapısını bile yabancılar yönetiyor, iki bomba geldimi neyle savunacaksın? iman gücü güzel diyorsunuz da Türkiye de 80 milyon insan olduğunu varsayalım sorsan 75 milyonu elhamdülillah Müslümanım der ama kaç tanesi ehli sünnet? Kaç tanesinin boğazından haram geçmemiştir ? Kaç tanesinin gerçekten iman gücü var ? Saysak 10 binleri bulmaz. Tutturmuşuz Çanakkale geçilmez diye ! Doğru diyoruz evet savaş sırasında geçilmedi , yiğit askerlerimizin kahramanlıkları ve iman güçleri sayesinde ama Çanakkale harici her yerden istila edildik ! Uyutmayalım kendimizi zihinlerimizi uyuşturmalarına izin vermeyelim. Kendimiz bile biliyoruz bunları ama söyleyeme kimsenin cesareti yok ilmi, bilimi ve inancı olmayan bir ülke güçlü olamaz! Biri eksik olsa güçlü bir ülke değil eksik bir ülke olur.

1 Ekim 2017 Pazar

Lan Kelimesi Hakaret Suçu mudur?

Lan kelimesi suç mudur?, Lan demek suç mu?, Sanane lan demek suç mudur?, kamu görevlisine lan demek suç mudur?

sanane lan demek sucmudur?


"lan" kelimesinin kullanımı ve nasıl kullanıldığıyla ilgili bir çok değişik fikir ve Yargıtay kararı vardır, bazı olaylarda Yargıtay "lan" kelimesini sadece rahatsız edici ve kaba bir kelime olarak görürken bazı olaylarda ise tahkir edici nitelikte olduğunu söyleyerek hakaret suçu olarak görmüştür. "Lan" kelimesinin suç teşkil edip etmediği kullanıldığı olaya ve kullanılış şekline bağlı olarak değişmektedir.


Sabah Gazetesinin bir haberine göre..
" Yargıtay günlük hayatta sıkça kullanılan kaba bir kelime olan "lan" kelimesiyle ilgili içtihadını değiştirdi, bu sözün hakaret olduğuna ve hapis cezasına varana kadar ceza verilmesi gerektiğine karar verdi.
Daha önceki davalarda hakaret davalarına bakan Yargıtay 4'üncü Ceza Dairesi, lan sözü için " kava ve rahatsız edici " olarak kabul edip verilen cezaları bozuyor, beraat kararlarını da onuyordu fakat bu konu ceza davalarında ki son karar yeri olan Ceza Genel Kurulunda görüşüldü ve bundan sonra "lan" kelimesi hakaret suçudur kararı verildi. "

Bu karar ile ilgili açıklama yapmak gerekirse aşağıda ki verdiğim örnek tarzında bir olay olmuş ve Yargıtaydan böyle bir karar çıkmış olabilir.

Bu haber  ile ilgili olay ve Yargıtay kararı;
"Olay günü bir başka nedenle geldiği karakolda çevre koruma nöbetçisi olan müşteki ile araç park meselesi nedeniyle tartıştıktan sonra patinaj yaptırarak aracını hızlı bir biçimde başka yere park etmesi ve yürüyerek geldiği karakol girişinde müştekinin 'nereye gidiyorsun' şeklindeki sorusu üzerine 'sana ne lan, sen kimsin, ben istediğim yere gider istediğim yerden çıkarım bana kimse karışamaz' şeklindeki sözlerinin, kamu görevlisi olan müşteki polis memurunu tahkir edici nitelikte bulunduğundan hakaret suçunu oluşturduğuna" karar verilmiştir."

Ayrıca buraya tıklayarak "lan" kelimesinin yargıtayca hakaret suçu oluşturduğuna ilişkin farklı bir olay ve karar görebilirsiniz..

Hakaret Suçunun Oluşabilmesi İçin

Hakaret suçunun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.


Başka bir olayda "lan" kelimesi kaba söz olarak değerlendirildi.
Başka bir Yargıtay kararını incelersek burada Yerel mahkeme "lan" kelimesini hakaret suçu olarak değerlendirip hüküm vermiş fakat Yargıtay "lan" kelimesini hakaret olarak değil sadece kaba söz olarak değerlendirmiş ve kararı bozmuştur

Lan kelimesinin kaba söz olarak değerlendirilmesiyle ilgili Yargıtay kararı;
"Olay günü sanığın, şikayetçi polis memurlarına hitaben "ne var yine, niye yolumu kesip duruyorsunuz? Sizin yaptığınız insanlık mı? Böyle bir terbiyesizlik var mı? Ne var ne oldu da beni şimdi durduruyorsunuz? Siz gidin Kürtlere bakın, polisin anasını avradını diye küfür ediyorlar onlara bir şey yapmıyorsunuz, bize gelince hiç rahat vermiyorsunuz, benden ne istiyorsunuz, gidin başımdan lan" şeklindeki sözlerin şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık F.. K..'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğ namedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi."

30 Eylül 2017 Cumartesi

Yeni Bir Kıta Keşfedildi !

Dünyanın 8. kıtası, Yeni kıta keşfedildi, Dünyada kaç kıta vardır?, Zealandia kıtası,Zealandia kıtası


Eski ders kitaplarına göre dünya üzerinde bilinen 7 kıta vardı, bunlar; Asya, Avrupa, Avustralya, Güney Amerika, Kuzey Amerika, Afrika ve Antarktika kıtaları fakat araştırmalar sonucu yeni bir kıta bulundu ve dünya üzerinde 8 kıtanın olduğu belirtildi. Yeni kıtaya Zealandia ismi verildi ve çoğu yerde kayıp kıta olarak geçmekte.

8.Kıta Zealandia Hakkında Bilinenler

ABD'nin önde gelen bilim dergilerinden " Amerikan Jeoloji Topluluğu"nda yayımlanan araştırmada dünyada 7 değil 8 kıta olduğunu belirttiler.
Bilim insanları yer kabuğunda ki çatlaklar konusunda araştırma yaparken %94 'ü sular ile kaplı olan kayıp kıta "Zealandia"yı keşfettiler. Okyanus tabanındaki yarıklar ve kaya türlerini inceleyen uzmanlar, yeni bir kıta olduğunu söylediler.
4.9 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile dünyanın en küçük kıtası olabilir.
Bulunan kıtada milyarlarca dolarlık yeraltı kaynaklarının bulunduğu söylendi. Bu yeraltı kaynaklarından yararlanacak ülke ise kimin kıta sahanlığında yer alıyorsa o ülke faydalanacak , bu kıta sahanlığı Birleşmiş Milletler kıta sahanlığı anlaşmalarına göre belirleniyor.

Konu İle Alakalı Video


Kayıp Kıta Zealandia Görüntüleri

kayip kita 2017

8.kıta bulundu


29 Eylül 2017 Cuma

Medeni Kanuna Göre Ehliyetler ve Yaş Sınırları

Hak ehliyeti nedir?, Hukuka göre kişi nedir?, Hak ehliyetini sınırlandıran haller nelerdir?, Hukuka göre yaş sınırları nelerdir?

medeni kanuna göre yaş sınırları

Hukuka göre kişi nedir?

Hukukun, haklar kazanabilme ve borç altına girebilme yetkisi verdiği varlıklara kişi denir.
Her insan hak ehliyetine sahip olabilir, akıl sağlığı yerinde olmasa da, engelli olsa da her insanın hak ehliyeti vardır. Yaşa veya bazı durumlara göre fiil ehliyeti kısıtlı olabilir ya da hiç olmayabilir fakat hak ehliyeti mutlaka vardır.

Fiil Ehliyeti Nedir?
Bir kişinin kendi hareket(fiil) ve işlemleriyle kendi lehine haklar, aleyhine borçlar oluşturabilme özgürlüğüdür.

Hak Ehliyeti Nedir?
Haklara ve borçlara sahip olabilme anlamına gelmektedir, Sağ ve tam doğan herkes hak ehliyetine sahiptir ( sağ ve tam doğma koşuluyla ana rahmindeki bebeğin bile hak ehliyeti vardır)

Örnek verecek olursak; Babası zengin bir 5 yaşında ki çocuğun babası ölür. Çocuk hak ehliyetine sahip olduğu için babasının mirasından pay alır ve mal sahibi olur fakat çocuğun fiil ehliyeti henüz olmadığı için o mal üzerinde borçlandırıcı işlem yapamaz yani çocuğa miras olarak ev kaldıysa fiil ehliyetine sahip olana kadar o evi satamaz.

Evlenme Yaşı Kaçtır?
Erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez, fakat hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.

Vasiyet Yazabilmek İçin Yaş Şartı Kaçtır?
Reşit olmak için 18 yaş sınırı koyulmuş olmasına rağmen vasiyet yapmak için gerekli şart 15 yaşını bitirmektir. Vasiyet tek tarafa borç yükleyen bir işlem olduğu için kişi yaşarken istediği an vasiyetten dönebilir veya vasiyetinde değişiklik yapabilir.

Din Değiştirebilmek İçin Yaş Sınırı Kaçtır?
Çocuğun dini eğitimini belirleme hakkı ana babaya aittir fakat çocuk Ergin hale geldiği zaman kendi dinini seçmekte özgürdür. Burada dikkat edilmesi gereken husus belirli bir yaş belirtilmemiş ve ergin olma koşulu belirtilmiştir..

Evlat Edinme Yaşı Kaçtır?
Evli karı koca bir çocuğu evlat edinilebilir. Evli olmayan iki kişi aynı çocuğu evlat edinemez. Eşlerin evlat edinebilmesi için en az 5 yıllık evli ve 30 yaşını doldurmuş olmaları gerekiyor.
Evli olmayan bir kişi evlat edinebilir, yukarıdaki şartlar evli olma halinde geçerlidir.